This is an archive copy of wikilivres.ca as of 18 February 2017 (from the WikiTeam dump). The original site is closed.

Şarlo Yemekte

From Wikilivres
Jump to navigation Jump to search
Şarlo Yemekte
geschrieben von Nâzım Hikmet
first published in Yeni Gün on February 28th, 1931 under the pseudonym "Ben"



Şarlo Yemekte


Selma — Eğer onu sana takdim ettiysem, bana da çok kibar bir bey diye takdim etmişlerdi de ondan...

Belma — Allah için ne kibar ama! Baş belası...

Selma — Baş belası mı?

Belma — Daha beteri. Felaket...

Selma — Ne de olsa, erkek, tabii...

Belma — Sanki benim erkeğe ihtiyacım mı var?

Selma — Doğru. Hüsnü Bey...

Belma — Yalnız Hüsnü Bey mi? Nizamettin de. Birisinden her istediğimi alıyorum, ötekisi bana her istediğimi veriyor.

Selma — Bahtiyarsın...

Belma — Sen beni Turkuvaz’da ona takdim ettin, sonra çekilip gittin. Sen gider gitmez başladı tıraşa. Bana, beni yalnız görmenin mümkün olup olmadığını sordu.

Selma — Sen ne dedin?

Belma — Ne diyeceğim, tersledim. Her zaman değil, bazen beni yalnız görebilirsiniz, dedim. Her sözüyle beni hayrete düşürmek istiyordu, budala... Sözde sabık Serbest Fırkacı Fethi Beyi gayet yakından tanırmış. Onun modası geçti, dedim. Sözde İkdam’cı Ali Naci Beyle içtikleri su ayrı gitmezmiş. İkdam kapandı dedim. İnkılap çıkıyor dedi. O da kapandı, dedim. Naci konsolos oluyor, dedi. Daha neler de neler... En nihayet baktı ki, aldırdığım yok. Sinema yıldızı Şarlo’yla beraber yemek yemek ister misiniz, dedi?

Selma — Olur şey değil...

Belma — Hani, “Şarlo’yu tanır mısınız?” diye sorsam; “Mektepte beraber okuduk, nasıl tanımam,” diyecek. “Şarlo İstanbul’da değil,” desem; “Hemen bu akşam geldi,” diyecek... Kim bilir belki hakikaten de gelmiştir. İçime kurt düştü. “Peki,” dedim, “Şarlo’yla beraber yemek yemek isterim.” Senin hınzır herif sırıttı: “Buyrunuz, sizin eve gidelim, bu meseleyi orada konuşuruz,” dedi. Derhal bir taksiye bindik, bizim apartmana gittik. Teyzem oradaydı. “Şarlo’nun yakın bir akrabası,” diye takdim ettim onu teyzeme. Teyzem Şarlo hakkında mufassal malumat aldıktan sonra gitti. Kaldık seninkiyle başbaşa. Şarlo’yu hangi gün davet edeceğimizi kararlaştırdık. O, ben, bir de Şarlo, üçümüz baş başa yemek yiyecektik.

Selma — Eee? Sonra?..

Belma — Dur, acele etme, anlatayım... Davet günü bir de baktım seninki elini kolunu sallaya sallaya yapayalnız teşrif buyurdular. Hani Şarlo? Hastalanmış da, gelmemiş... Ne yaparsın sofraya Şarlo’suz, ikimiz oturduk. Seninki o canım yemekleri hapur hupur atıştırdı.

Selma — Eee? Şarlo ne oldu?

Belma — “Üç gün sonra mutlaka gelecek,” dedi. Sofrayı gene hazırladım. Gene Şarlo gelmedi. Gene ikimiz baş başa yedik. Bu böyle dört beş defa tekrarlandı. Bir seferinde, galiba üçüncüsünde, sarhoş oldum. Bundan istifade ederek melun herif koynuma da girdi...

Selma — Peki, Şarlo?..

Belma — Dün bir mektup aldım. Şarlo birdenbire, zaten gizli olarak geldiği Istanbul’u terketmişmiş...

Selma — Olur şey değil...

Belma — Dur, dahası var... Utanmadan mektupta, eğer istersem Şair-i azamı evime yemeğe davet edebileceğini yazıyor.

Selma — Ne cevap verdin?

Belma — Şair-i azam’ın sizin davetinize ihtiyacı yok, ben kendim davet ederim, yeter ki, gelecek sene güzellik kraliçesi olayım, dedim...



Works by this author are in the public domain in countries where the copyright term is the author's life plus 62 years or less. cs | de | en | eo | es | fr | he | pl | ru | zh