This is an archive copy of wikilivres.ca as of 18 February 2017 (from the WikiTeam dump). The original site is closed.

Kedilerle Fareler

From Wikilivres
Jump to navigation Jump to search
Kedilerle Fareler
  autor: Nâzım Hikmet
first published in Yeni Gün on May 19th, 1931 under the pseudonym "Ben"



Kedilerle Fareler


Sokakta burun buruna gelince, tanıyamadım herifçioğlunu. Bir şişmanlamış, bir şişmanlamış, bir şişmanlamış ki, sorma gitsin!.. Adeta boyu bile uzamış gibi geldi bana. Hani insan, onu son gördüğüm yedi seneden beri, yetmiş yedi düvelde yetmiş yedi defa müstakil namzetliğini koyup yetmiş yedi defasında da mebus seçilse, bu kadar çok değişmez alimallah...

Beni tanıdı, şaşılacak şey. Benimle konuştu, aşkolsun. Elimi sıktı, ne de olsa, eski dost düşman olmaz... Beni bir otomobile bindirdi. Hovarda herif. Tokatlıyan Oteli’ne götürdü. Bir ziyafet çekti bana... Mükemmel adam...

Yemeği bitirdikten sonra:

— Bu ne hal yahu, dedim. Anlaşılan dehşetli bir vurgun vurdun... Seni yedi sene evvel bıraktığım zaman, ipince, kupkuru, iğne gibi bir şeydin. Hatta, kokozluktan yerli mallara taraftardın fena halde. Halbuki şimdi, maşallah, üstün başın Avrupa’dan... Ne oldu, anlat görek yahu?

Hiç istifini bozmadı. Göbeğinden sarkan platin saat kordonunun ucundaki küçücük altın kedi başıyla oynayarak:

— Anlatayım, dedi. Yalnız şunu bil ki, tam on sene sonra, dört beş defa milyarder olacağım. Şimdilik, sadece basit bir milyoner sayılabilirim.

— Peki ama, bu milyonlar nereden çıktı?

— Patlama, anlatacağım, dedi. Yedi sene evvel, seninle son defa bir meyhanede buluşmuştuk galiba... Sen rakı paralarını verdin gittin. Ben başladım kötü kötü düşünmeye... Bacaklarımın arasında meze artıklarını yiyen bir kedi dolaşıyordu. Kediye baktım. Ve zengin olmanın yolunu buldum birdenbire...

— Nasıl?.

— Dur patlama, anlatacağım. Bahrimuhit’te ıssız bir ada satın aldık. Bu adaya iyi, tüylü cinsinden bir düzine kedi ile yüz kadar fare götürdük. İşler yoluna girdi...

— Anlamadım.

— Dur, patlama, anlatacağım. Bir çift kedinin senede on tane kedi yavrusu doğurduğunu bilir misiniz?

— Bilmem.

— Bilmiyorsan, öğren. Sonra erkekli dişili bir çift farenin ise, senede yüz tane yavru doğurduğundan haberin var mı?

— Yok.

— Haberin yoksa olsun. Bu suretle ben işe, beş çift kedi ve elli aile fareyle başladım. Bunların ıssız adadan hiçbir tarafa kaçmaları ihtimali yoktu. Yedi sene içinde, eğer bir hesap edersen, adada milyonlarca kedinin ve sayısı hesaba gelmez farenin meydana geldiğini anlarsın.

—Tabii bu fare hesabında kediler tarafından yenilenler yok.

— Öyle. Zaten fareler, kediler yesin diye türetildi. Böylelikle kedilerin erzakı temin olundu. Farelere gelince, her gün muayyen miktarda bir kedi sürüsünü kesiyor, etlerini farelere yem olarak veriyoruz. Derilerine gelince...

— Evet, kedilerin derileri ne oluyor?..

— Kedi derilerinden mükemmel kürkler yapıyoruz. Halis Lutr mantolar. Şimdiden dünya pazarının yarısını tuttuk bile. Anlaşıldı mı?

— Anlaşıldı...



Works by this author are in the public domain in countries where the copyright term is the author's life plus 62 years or less. cs | de | en | eo | es | fr | he | pl | ru | zh