This is an archive copy of wikilivres.ca as of 18 February 2017 (from the WikiTeam dump). The original site is closed.

Domuz Avı

Free texts and images.
Jump to navigation Jump to search
Domuz Avı
written by Nâzım Hikmet
first published in Yeni Gün on March 17th, 1931 under the pseudonym "Ben"



Domuz Avı
Bir avcının hatıratından iktibas


3 Mart 1931

Avcılık yalnız bir spor değildir, efendiciğim... Avcılık bugün milli iktisada bir hizmettir... Avcılık vatani bir vazifedir, diyebiliriz, iki gözüm...

Hele domuz avcılığı...

Yalova’nın civarında Çınarcık köyü vardır... Hiç gittiniz mi?.. Latif bir köydür, zümrüt gibi... Fakat gel gelelim, tarlalarına, mezruatına yaban domuzları dadanmıştır...

Ben, şuurlu bir Cumhuriyet vatandaşıyım... Çınarcık köyü ahalisini şu domuzların taarruzundan kurtarayım, dedim... Vatani vazifemi ifa edeyim, dedim... Gider şu Çınarcık’daki domuzları avlarım, hem köylüyü onların şerrinden kurtarır, hem de avladığım domuzları satar, şuursuz domuz kasaplarını yerli mal kullanmaya mecbur ederim, dedim... Edeceğim ticaretle de Maçka’da bir apartman yaptırır milli inşaatı takviye etmiş olurum, dedim...

5 Mart 1931


Bizim semtte ne kadar avcı geçinen vatandaş varsa, hepsine demokrasi prensiplerine riayeten, fikrimi açtım... Beş arkadaş buldum kendime. Bir “Milli Domuz İstihsal ve İstihlak Anonim Şirketi” yaptık... Yarın sabah erkenden, bir motora rakiben, domuz avı için, Çınarcık köyüne çıkıyoruz... Dünyalar, sanki, benim oldu, cancağızım...

7 Mart 1931


Hani utanmasam hüngür, hüngür ağlayacağım... Vallah billah ağlayacağım... Şu iki gün içinde başımdan geçenler, pişmiş tavuğun başından geçmemiştir. Vallah da, billah da geçmemiştir...

1913 senesi 6 Martında, yani dün sabah, “Milli Domuz İstihsal ve İstihlak Anonim Şirketi” azaları, yani gözünü daldan budaktan sakınmaz beş avcı, Çınarcık köyüne müteveccihen yola çıktık... Bizi istihsal sahasına götürecek olan motoru 50 liraya kiralamıştık... Beş saatte Çınarcık köyüne ulaştık... Maksad-ı ziyaretimizi açtık... .

Ava gittik... Akşama kadar beş tane domuz vurduk... Eeeeh!.. Kısa günün kârı az olur, dedik. Yükledik domuzları motora... Ver elini İstanbul, dedik... Çıktık yola... Tam Kınalıada açıklarında motor bozuldu, efendiciğim... Üstüne üstlük, bir de fırtına çıktı, anacığım... Çalkan ha, çalkan... Nihayet güçbela, dalgaların içinde yuvarlana yuvarlana Burgaz Adası’na düştük... Çıktık karaya... Ada kapkaranlık... Zindan gibi... Ne in var, ne cin...

Motorcu:

— Bu hayvanları sabaha kadar teknede saklamam... Zaten uğursuzluk onlardan geldi... Motor bozuldu... Fırtına çıktı... Alın bunları, dedi...

Ne yapalım? Alalım, dedik... Fakat domuzları karaya çıkarırken:

— 25 kâğıt daha vermezseniz, domuzları denize atarım da size vermem, diye tutturdu.

Ne yapalım? 25 kâğıt daha verdik... Domuzları bacaklarından sürüye sürüye getirdik iskeleye... Adada otel filan yok... Sabahı, domuz leşlerine dayanarak, ettik...

İlk vapur geldi... Beş domuz, beş de biz avcılar, aldık biletleri bindik vapura...

Neyse lafı uzatmayalım... İstanbul’a vardık... Domuzları köprüye çıkarmak için hamal aramaya başladık... Fakat, gözüne tükürdüğümün, hiçbir hamal domuzları sırtına yükleyip Perşembe Pazarı’na götürmek istemiyordu. Beş domuzu ada iskelesinden Perşembe Pazarı’na kadar götürmek için 10 papel istediler... Razı olduk... Fakat tam yola çıktık... Bir memur:

— Dur! dedi bize...

Durduk.

— Hani bunların baytariyesi? dedi, hani bunların bilmem nesi? dedi...

Neyse lafı uzatmayalım. Gittik baytariyenin, bilmem neyin muamelelerini yaptırdık... Beş altı papel de oraya gitti... Perşembe Pazarı’nda domuz kasaplarıyla karşı karşıya geldiğimiz zaman birdenbire ne görelim!

Domuzun okkasına 20 kuruştan fazla vermiyorlar... Düşün bir kere, iki gözüm. Her domuz 80 okka eder... Demek beher domuza 16 lira veriyorlar... Halbuki bize bunların her biri : 75 lira motor, 10 lira hammaliye, 6 lira muamele, 2 lira vapur, 2 lira fişenk filan, etti mi 95... Taksim et beşe, etti mi 19... Demek, 19 liraya mal olmuştu...

19 liraya mal edip 16 liraya satarsan… Bu milli iktisadiyata yardım olur mu hiç?.. Elbette olmaz. Ne yapalım?..

Her birimiz yüklendik bir domuz boyladık evleri. Semtte domuz kasabı olmadığı için, avları ters yüzüne, tekrar hamala yükletip Perşembe Pazarı’na gönderdik... 10 lira daha hammaliye verdik... Velhasıl, bizim “Milli Domuz İstihsal ve İstihlak Anonim Şirketi” 15 lira açıkla bir gün içinde iflas ediyordu...



Works by this author are in the public domain in countries where the copyright term is the author's life plus 62 years or less. cs | de | en | eo | es | fr | he | pl | ru | zh